Ramazan süresince sosyal medyadan bütünüyle uzak durdum ve bölgemizdeki gelişmelere ilişkin kanaatlerimi paylaşma imkanım olmadı. Bayram da bittiğine göre kısaca İsrail sadırıları ve İran meselesiyle ilgili kanaatlerimi paylaşayım:
1- Emperyalist ABD ve siyonist İsrail’in saldırılarının her türlüsüne karşı olduğum gibi İran’a saldırılarına da amasız ve fakatsız karşıyım…
2- ABD ve İsrail’in saldırdığı esnadan itibaren hiçbir topluluğun/kişinin/devletin “suçlarına/hatalarına/yanlışlıklarına” odaklanmam, odaklanılmasını yanlış bulurum, en hafif tabirle “gaflet” olarak görürüm…
3- Şiiliği şaz olarak görür, ana omurganın/hattın ehl-i sünnet olduğuna inanırım. Ana omurgadan olduğunu iddia edenlerin “gavurla uğraşmak yerine” şiilik, selefilik vb özgül ağırılıkları sınırlı akımları/ekolleri ana gündemmişçesine servis etmelerini/büyütmelerini en hafif tabirle stratejik hata ve hedeften sapma olarak görürüm…
4- Küresel emperyalist/siyonist hegemonyanın zayıflatılması için birlik olma ve cehd etmenin en önemli meselemiz olduğuna inanırım. Buna halel getirecek her türlü mezhep, meşrep, ırk, ulusçuluk vb ayrıştırıcı/daraltıcı reflekslerden uzak kesin olarak uzak durmayı savunurum…
5- Mavi Marmara’da bulunan bir kardeşimizin özel hayatına ilişkin tartışma başlatıldığında “asla şimdi sırası değil, önce/bugün/sadece siyonistlere karşı sesimizi yükseltme zamanı!” dediğim gibi, Ali Şeriati vb tartışmaları da anakronik sapma olarak görürüm. Bu ve benzeri konularda ana hedeften hızlıca sapan (bir kısmı şükür toparladı) yakın dostlarımı hayretle/üzüntüyle izledim ve hatta utandım. Bu tip konulara yine amasız-fakatsız “gavuru sevindirmemek” penceresinden bakarım…
6- Ana fikir olarak şuna inanırım; ABD’nin en büyük problemi Asya-Pasifik bölgesiyle, özelde Çin ile. En önemli ve çok yönlü kavşakta buluna bizlerin, küçük hesaplar/çıkarlar peşine düşme lüksü yok! Orta vadede bölgemizin ve uzun vadede dünyanın yeniden şekillenmesinde öncü bir rol oynama zorunluluğumuz (aynı zamanda manevi sorumluluğumuz) var. Bu öncülüğümüze halel getirecek ve bu sorumluluğumuzu zayıflatacak her şeye şüpheyle yaklaşır ve uyanık davranmalıyız derim…
Ez-cümle:
Bir mezhebe, bir ırka, bir ideolojiye, bir toprağa sığdırılamayacak kadar büyük bir milletiz! Geniş/büyük bir gönül coğrafyasına sahibiz!
Küçük görmeyelim kendimizi,
Kendimizi küçültmeyelim!
